Kozmetikos / Doğal Kozmetiğin Doğası

img

Kozmetik ne demek ve hangi dilden dilimize geçmiş, hiç düşündünüz mü?

"Kozmos", antik Yunancada "düzen,evren" anlamına geliyor. "İkos" son ekini alarak türetilmiş, "düzenleme, süsleme, güzelleştirmeyle ilgili" anlamına gelen "kosmetikos"tan evrilerek tüm dünyaya, yaklaşık seksen dile geçmiş.

Fakat kadının güzelleşme ve bakım serüveni, antik Yunan medeniyetinden çok daha eskiye, tarihöncesi insan topluluklarına uzanan, doğal bir yolculuk.

Modern ilk insanın ortaya çıktığı dönemlerde, kadınlar yüz ve vücutlarını ağaç kabuklarından, meyvelerden, topraktan ve bitkilerden elde ettikleri pigmentlerle renklendirmeye başlamışlar.

Aynı şekilde, güzel kokulu çiçek ve bitkileri saçlarına, boyunlarına takmış, belki ezip su ile karıştırarak hoş kokular elde etmiş, ateşte yakınca kokuların yoğunlaştığını farkedip tütsüleri keşfetmişler. Yine süt, bal, propolis, tuz, kil, meyve, tahıl ve bitki karışımları, reçineler, hayvansal yağlar ve yosun da doğadaki haliyle kadınların sağlık ve güzelleşme çabalarına katkı sağlamış.

Daha geç dönemde, yazının mucidi oldukları gibi, damıtma ve özüt çıkarma tekniklerini de keşfeden Sümerler çeşitli esanslar ve tütsüler elde etmişler. Sümer Ur şehrinin kraliçesi Schub-ad, toz haline getirilmiş kırmızı taşlarla dudaklarını boyamış.

Antik Mısır'da kadınlar, reçine veya sakızla karıştırılmış kırmızı hardaldan rujlar, siyah ve yeşil renkli çeşitli doğal pigmentlerden göz boyaları, kırmızı pigmentlerden allıklar kullanmışlar.

Mür, kekik, lavanta, papatya, zambak, nane, biberiye, sedir ağacı, gül, zeytin ve badem yağı gibi kokulu, onarıcı yağlar, güneşin ve rüzgarın yıkıcı etkileriyle başa çıkmak için merhemler üretmişler. Şifa etkilerini keşfettikten sonra altını toz haline getirerek çeşitli kremler yapmışlar. Ilgın yapraklarını çiğneyerek nefes açıcı özelliğinden yararlanmışlar.

Zeytinyağı ve hint yağının sağlık ve kozmetik amaçlı kullanımı da yine bu dönemlerde başlıyor. Antik Mısırlılar zeytinyağı, gül suyu ve balmumunu karıştırarak cilt kremleri üretmişler. Aromatik yağların iyileştirici özellikleri keşfedilmiş.

Antik Yunan topraklarında sporcular, zeytinyağını tüm vücutlarına sürdükten sonra stirigilis denen bronzdan spatulalarla kazıyarak kirlerden arınmışlar. Firavun 1. Seti döneminde güneş ışığının yıpratıcı etkilerinden korunmak için yağ ve merhemler o kadar önemli hale gelmiş ki, Teb şehrindeki büyük bir tapınak inşası sırasında işçiler, ciltlerini koruyacak yağın yokluğundan dolayı grev yapmışlar.

Daha geç dönemlerde, antik Mısır ve Hindistan'da parfüm ve tütsüler, yönetici ve soylulardan oluşan üst sınıfın tekelinden çıkarak günlük yaşamın bir parçası haline gelmiş. Hayvansal ve bitkisel yağlar, ekstraktlar parfüm hammaddesi olarak kullanılırken, cilt güzelliği için süt banyoları yapmak, göze sürme çekmek, kına ile saç ve vücut boyamak, kil ile cilt beyazlatmak ve saç temizlemek o dönem kadınlarının güzellik formülleri haline gelmiş.

Antik Yunanda doğal tırnak cilaları, saç boyaları kullanılırken, ne soylular ne de halk tarafından ilk başlarda pek rağbet görmeyen dudak boyası, yavaş yavaş bir statü ve asalet sembolü haline gelerek yaygınlaşmış, bu dönemde çamur banyoları güzellik ve sağlığın olmazsa olmazı haline gelmiş. Peruk kullanımının ve saç boyamanın yanı sıra, saç bakımı da önem kazanmış. Çeşitli bitki özleri ve minerallerle saç boyaları yapıp kullanmışlar.

Bu dönemde antik Yunan kentlerinden Pyrgos'da dünyanın ilk parfüm imalathanesi kurulmuş. Yaklaşık üç yüz metrekarelik bu alanda karıştırma kaseleri, huniler ve parfüm şişeleri bulunmuş.

Roma İmparatorluğunda kahverengi alglerden elde edilmiş dudak boyaları kullanmışlar. Sağlık ve güzellik için hamam, şifalı sular ve kaplıcalardan yararlanmışlar. Aromaterapik yağlarla masaj, rutin bir sağlık ve güzellik uygulaması haline gelmiş.

Balıkesir Edremit ilçe sınırları içindeki Antandros antik kentinde ise iki yüz metrekare büyüklüğündeki Roma villasının alt kısmında yer alan dükkanların bazılarında kozmetik ürünlerin satıldığı anlaşılıyor.

Basralı İbn Sina ise, günümüz damıtma tekniklerine çok yakın yöntemler keşfederek deneyler yapmış, böylece kimya bilimine önemli katkılar sağlamış. Aşkın, güzelliğin, sevginin sembolü gülün su ve yağını elde etmek için deneyler yapmış.

Bu ilk blog yazımızda sizlere, binlerce yıl önce uygulanan kadim sağlık ve güzellik formüllerinden bahsetmeye çalıştık. İleriki yazılarımızda antik medeniyetlerdeki formül ve uygulamaları detaylıca aktarmaya devam edeceğiz. Böylece o günlerden bu günlere hangi formüllerin kalıcı hale geldiğini görecek, hangi güzellik rutinlerinin unutulmaya yüz tuttuğunu anlayacağız.

Yanı sıra şifalı taşlar, evde yapabileceğiniz güzellik ve şifa iksirleri, aromatik yağlar, kokular, doğal asitler, tütsüler gibi doğal bakım ve güzellik yazılarımızı, ruhumuzu aydınlatacak, pozitif duygularımızı canlandıracak, haftalık olumlamalarımızı blogumuzda takip edebilirsiniz.

Güzellik, bakım ve doğal kozmetiğe dair merak ettiğiniz konular, iletmek istediğiniz bilgiler, doğal güzellik ve bakım önerileriniz varsa lütfen blog@mayanatural.com.tr e-posta adresimize yazın.

Doğayla, sevgiyle kalın.
Sağlık ve güzellik 'En Doğal Hakkımız'

AYŞEN BALOĞLU

İLGİLİ ÜRÜNLER