Kokular / Esansların Rapsodisi / Üst, Orta ve Dip Notaların Sihri

img

Kokular, yaşamsal algılarımızı zenginleştiren en önemli uyaranlardan biridir.

Hatıralarımız, aşklarımız, ailemiz, evimiz, köyümüz, okulumuz, sokaklarımız, bahçemiz, gezip gördüğümüz her yer, adeta koku moleküllerinin içine hapsolmuş birer hazine gibi zihnimizin içinde bir yerlerde saklı dururlar.

Öyle derinlere nakşolmuşlardır ki, bazen kokular, kaynağı olmadan da burnumuza geliverir ve hatıralarımızı canlandırır. Sevdiklerimiz bazı kokularla bütünleşmiştir ve onları o kokularla anımsarız.

Ne güzel şeyler yaşamıştık. Zamanda kısa bir yolculuk yapıp insan, yaşam ve koku bütünlüğünün zihnimizde nasıl şekillendiğine bakalım mı?

Babaannemizin kuzinede pişirdiği çörekler iştah açardı. Anneannemizin balkonundaki sardunyalar bahar gibiydi. Mahallemizdeki fırının önünden geçerken taze ekmek kokardı. Dedemiz değirmenin kolunu yavaş yavaş çevirir, kahve öğütürdü. Sonra bir fincan mutluluk pişirirdi kendine sobanın üstünde. Keyifle yudumlardı. Ve nenemizin naftalinli çekmeceleri... Hani temiz el havlusu almak için açmıştık da burnumuza dolmuştu. Arı mayalı o silgileri de unutmadık. İple boynumuza asardık, kaybolmasın diye. Bir tanecik silgimiz vardı ve çok güzel kokardı. Taze hava, biraz tezek, ocakta pişmiş patatesli pidelerin kokusu birbirine karışır, köye yayılırdı. Hele o bahçemizdeki güller... Mis gibi kokardı, mis... Deniz kenarında sevgilimizle el ele yürürken duyduğumuz yosun kokusu... Yağmur sonrası toprak kokusu... Çikolata kokusu... Plaj havlusundaki deniz kokusu... Yasemin, lavanta, kar, sabun, kına, kekik, fesleğen, incir... Ocağın üstündeki tencereden eve yayılan kaynamış süt kokusu, yarısından yoğurt, yarısından sütlaç yapılacak olan...

Bir de eski kitap kokusu... Onun bünyede yarattığı hazzı ise kitapseverler, kütüphane aşıkları bilir.

Şimdi birazcık o güzel kokulu kitapları karıştıralım. Kokunun kimyasına ve burnumuzdan içeri girdiği andan itibaren başlayan o ilginç mekanizmaya bir göz atalım.

Bu arada kokuların, zehirli gazlar, bozuk yiyecekler, hava kirliliği, yangın, zararlı kimyasallar gibi olumsuz dış etmenlere karşı son derece önemli bir erken uyarı sistemi olduğunu ve aynı zamanda tad alma duyumuzu desteklediğini de küçük bir dipnotla belirtelim.

Yolculuğu burnumuzda başlayan uçucu moleküller koku reseptörleri aracılığıyla beynimize ulaşıyor. Her biri farklı bir gende kodlanan ve kaynaklarını o koku ile eşleştiren 400'e yakın reseptör olduğu düşünülüyor. Bu reseptörler 10.000'lerce kokuyu birbirinden ayırıp tanımlayarak hafızaya alıyor. Hayvanlarda çok daha fazla reseptör bulunuyor. Çünkü avlanmak, kendilerini korumak ve üremek için koku duyusunu insanlara oranla çok daha yüksek oranda kullanıyorlar. Örneğin; tazılarda koku reseptörü sayısının 300.000.000'a kadar çıktığı tespit edilmiş.

Bu genetik kodlar, limbik sistemde bulunan koku alma merkezine ulaşıyor. Ve limbik sistem koku ile ilgili tüm datayı, hafıza, duygu kontrolü, yaratıcılık, iştah, sinir sistemi, vücut ısısı, stres düzeyi ve konsantrasyonu etkileyen hormonların salgılanmasından sorumlu amigdala, epifiz, hipofiz ve hipotalamusa iletiyor. Kokuların duygu, düşünce ve seçimlerimizi, bilişsel yeteneklerimizi etkilemesi bu yüzden.

Basitmiş gibi görünen bu mekanizma aslında ne kadar da karmaşık değil mi? Alt tarafı esansiyel yağ şişesini açıp, şöyle bir koklayıvermiştik! Bu mükemmel işleyişe ve onun etkilerine hayran kalmamak elde değil.

Koku ne kadar kalıcı ise, üzerimizdeki etkisi de o oranda güçlü oluyor. Kokunun niteliğini ve kalıcılığını belirleyen moleküler yapılar koku literatüründe "nota" ya da "not" olarak nitelendiriliyor.

Esansiyel notalar, doğal uçucu yağlar, doğal ve organik kimyasal maddelerin formülasyonu ile ortaya çıkan esansiyel bileşimlerin uçuculuk hızını, kalıcılığını ve derinliğini belirleyen koku fazlarıdır, dersek doğru bir tanımlama yapmış oluruz.

Şimdi gelin hep birlikte, bu notaların neler olduğuna ve hangi esansiyel yağları kapsadığına bir göz atalım;

Üst Nota (Baş Nota / Uç Nota)
İngilizce: Top Note

Esansı ilk kokladığımızda algıladığımız en belirgin ve çarpıcı kısmıdır. Üst nota, genel olarak küçük molekül yapısından dolayı hızlı uçucu kimyasallar ile doğal maddelerden oluşur. Limon, mandalina, portakal, bergamot, lavanta, greyfurt, nane, fesleğen, şeftali, biberiye gibi keskin kokulu doğal esanslar üst nota bileşenlerinde çok kullanılır. Buharlaşma hızı ve süresine göre gruplandırma yapılır.

Orta Nota (Kalp Nota)
İngilizce: Heart Note / Middle Note

Esansın karakteristiğini verir. Daha uçucu olan üst nota kaybolduktan sonra daha çok belirginleşir. Orta notalarda hissedilen baskın kokunun türüne göre, çiçeksi, odunsu, oryantal, baharatlı, meyveli ya da fresh tanımlamalarından biri veya birkaçı kullanılır. Bu notanın algılanması 10 ila 20 dakika arasında sürer. Gül, yasemin, havuç, kara biber, kakule, menekşe, zerdeçal, kişniş, melekotu, ylang ylang, ardıç ağacı, köknar ağacı, gül ağacı, papatya, karanfil, hindistan cevizi gibi doğal yağlar orta uçuculuk düzeyindedir ve bu gruptandır.

Dip Nota (Baz Nota, Temel Nota)
İngilizce: Base Note

Esansın kalıcılığını ve derinliğini belirleyen son fazı ve ana temasıdır. Esans uygulandıktan saatler sonra ortaya çıkan, kokunun fondaki karakteridir. Büyük molekül yapısına sahip, fazla uçucu olmayan, vetiver, paçuli, misk, amber, sedir ağacı, çam ağacı, meşe yosunu, zencefil, sandal ağacı, vanilya gibi doğal esansiyel yağlar bu gruptandır.

Koku sağlık ve güzelliktir. Koku aşktır. Güzel kokular mutluluk ve huzur vermeye devam etsin. Güzel anılar zihnimizden hiç eksik olmasın.

Güzellik, bakım ve doğal kozmetiğe dair merak ettiğiniz konular, iletmek istediğiniz bilgiler, doğal güzellik ve bakım önerileriniz varsa lütfen blog@mayanatural.com.tr e-posta adresimize yazın.

Doğayla, sevgiyle kalın.
Sağlık ve güzellik 'En Doğal Hakkımız'

AYŞEN BALOĞLU

İLGİLİ ÜRÜNLER