Hayat Değirmenimizde Ne Öğütüyoruz? / Yaşam Gemimiz Hangi Adaya Uğrayacak?

img

Tüm blog okurlarımıza sevgi dolu bir merhaba.

Bugün sizlere, iki farklı metaforla yaşamımızı sorgulama, yeniden kurgulama ve inşa etme metodu önereceğiz. Eğlenceli, hayal gücümüzü canlandırıcı, enerji verici iki ruhsal çalışma... Geleceğimizi yeniden inşa etmek üzere, hayal gücünün zenginliğinden beslenen iki bilinçaltı yükleme...

Bu iki ruhsal deneyimi bir yana kaldırmadığınız, anımsadığınız, tekrar tekrar hayal ettiğiniz sürece, zamanla daha da yükselen bir ivmeyle yararını görecek ve buna benzer metaforları kendiniz kurgulamaya başlayacaksınız.

Başlayalım mı?

1. Metafor

Hayat Değirmeni

Bir yel değirmenine sahip olmak için ille de köyde yaşamamıza gerek yok. Oturduğumuz apartmanın bahçesinde bize ait bir yel değirmeni var. Komik gelebilir ama var işte... :)

Belki toplantıda bu isteğimizi dile getirdik ve tüm apartman sakinleri de onayladı. Olamaz mı? :) Neden olmasın? Hayal bizim, yel değirmeni bizim...

Önce zihnimizde değirmenimizi tasarlayalım;

Şeklinin nasıl olmasını istersiniz? Kare, dikdörtgen, daire? Rüzgarla dönen kanatları nasıl olacak?

Onu, istediğimiz renge boyayalım, kapı ve pencerelerini hayal edelim. Çatısı nasıl olacak? Düz mü, yoksa eğimli mi?

Sırada ince detaylar var. Hoş kokulu çiçeklerle, yumoş oyuncaklarla, kurdelelerle, biblolarla, resimlerle, el yapımı objelerle dilediğimiz gibi süsleyelim.

Şimdi rüzgarı hayal edelim. Oldukça güçlü ama sıcak esiyor. Hayat değirmenimizin kanatları rüzgarın etkisiyle dönmeye başlıyor. Rüzgarın hızı arttıkça kanatlar da hızlanıyor.

Şimdi hayat değirmenimiz, içinde öğüteceğimiz her şey için hazır.

Ne öğütmeyi düşünüyoruz? Bu konuyu 5-10 dakika kadar düşünelim. Yel değirmenimize öyle şeyler koymalıyız ki... Çünkü onların öğütülmüş hali yine bize geri dönecek.

***

Çalışıyoruz, okuyoruz, yazıyoruz, üretiyoruz, düşünüyoruz... Bildiklerimizi aktarıp, bilmediklerimizi çeşitli kaynaklardan öğreniyoruz.

Öğrenmek müthiş bir enerji veriyor. Biliyoruz ki, ruhumuzun, zihnimizin yel değirmenlerinde faydalı ve güzel şeyler öğütmek gerek.

Beyin, kimyası gereği çalışır... Bir değirmen gibi durmaksızın çalışır ve öğütür. Öyle ki, gece uyurken bile çalışır. O hayat değirmenine ne koyup öğüttüğümüz bize kalmış.

İster dedikodu, iftira, boş laflar, kötülükler, boş konular koyalım yel değirmenine, öğütelim.

İster yararlı bilgiler, kitaplar, güzel insanlar, doğayla bütünlük, hayvan haklarına saygı, güzel sözler, iyi davranışlar...

Hayat ambarına gidecek olan bizim ürünümüz. Ve o ambardaki ürünü saklayıp kurtlanıp böceklenmesini beklemek mi, yoksa cömertçe paylaşıp insanlığa, doğaya dağıtmak mı güzel

Ambardaki ürünüme, kimyasal ilaçları bir güzel boca eder, daha uzun süre saklarım, diyebiliriz cimrilikle, içimizden. Kimseciklerle paylaşmam, ya günün birinde bana lazım olursa, diyebiliriz açgözlülükle.

Zehirli bir ürün kimsenin işine yaramayacaktır. Bizim de... Üstelik bedensel açlığımızı doyurmak çok zor olmasa da, ruhsal açlığımızı ne ya da kim doyuracak?

O, bu ya da şu değil. Sadece biz...

2. Metafor

Yaşam Gemisi

Bu kez bir gemi düşünelim. Yel değirmenimizi nasıl hayal edip tasarladıysak, gemimizi de tasarlayalım.

Şeklini, rengini, yelkenlerini, dümenini, geminin güvertesindeki eşyaları hayal edelim. Yelkenleri bembeyaz, her tarafı süslü püslü, rengarenk... Güvertede rahat bir koltuk olsun. Bir de köpeğimiz, can dostumuz olsun, güvertede bir gölgede uyuyakalmış...

Denizi hayal edelim şimdi de... Masmavi, duru bir deniz. Yüzeyde küçük küçük balıklar, belki birkaç yunus eşlik ediyor yolculuğumuza.

Gökyüzü hafif bulutlu ve hava sıcacık... Güneş, en parlak ışıklarını bize yönlendiriyor. UV koruyucu kremimizi de ihmal etmemişiz. :)

Ne güzel bir gemi... Yaşam gemimiz...

Bu gemide yelken de biziz, deniz de... Dümen de biziz, kaptan da...

İstediğimiz limana uğrar, canımız hangi adada mola vermek isterse dururuz. Seçim bizim...

Şimdi bir limana uğrayacağız. Bu limanda, ellerinde çantaları, başlarında şapkaları ve rengarenk kıyafetleriyle sevdiğimiz insanlar bekliyor olacak. Sevdiğimiz başka can dostlarımız, kedimiz belki... Hayallerimizde doğaya, can dostlarımıza da yer var.

Yaşam gemimiz limana yanaştı mı? O halde demirleyip, onları da gemimize alalım.

Onlara ikram etmek için yiyecek ve içecek birşeyler de hazırdır mutlaka.

Şimdi tekrar denize açılalım. Rüzgar püfür püfür esiyor. Yelkenler birkaç saat sonra yaşam gemimizi harika bir adaya ulaştırıyor.

Ada, kenarında palmiye, zeytin, sığla ağaçlarıyla dolu, incecik kumu olan enfes plajıyla bizi karşılıyor. Adaya ayak basıyoruz.

Şezlonglar plaja taşınıyor, hafif bir müzik eşliğinde denizin ve güneşin keyfini çıkarıyoruz.

Ne ile mutlu oluyorsak onu yapıyoruz o adada. Herkes ne ile mutluysa onu yapıyor. Kimi dans ediyor, kimi sohbete dalıyor birbiriyle, kimi denize giriyor, kimi kitap okuyor, kimi çalışıyor bir masada. Bazıları için çalışmak da bir mutluluk kaynağıdır.

Burası mutluluk, huzur, sevgi ve keyif adası.

Sonra o masmavi deniz, damla damla buharlaşıp bulutlara karışıyor. Yağmur olup bereketle yağıyor üstümüze.

Yağmurdan kaçmamıza gerek yok. Saf suyun enerjisiyle canlanıyoruz.

***

Hayat değirmenimizi ve yaşam gemimizi arada sırada zihnimizde canlandırarak, hayal etme terapimizi ihmal etmeyelim. Bu iki metafordan hareketle, kendi yaşam hayallerimizi kurgulayabilir ve bir süre sonra gerçeklikle uyumlu hale getirebiliriz.

Bugün, bundan önceki ve sonrakiler gibi çok güzel bir gün. Yaşadığımız her gün güzel... Sadece yaşadığımız için bile olsa, güzel...

Her şey bizim elimizde. Gülerek bakarsak hayata... Sevgiye tutunursak... Coşkuyla çoğaltırsak yaşamı... Çalışırsak, üretirsek... Saygıyla selamlarsak her şeyi... O kadar kolay ki...

Bakışlarımız, yüzümüz, ellerimiz anlatır her şeyi; "Ben sevgi dolu, mutlu, huzurlu biriyim." der.

"Kendimi seviyorum. Diğer bütün canlıları seviyorum...

Tabiat ananın bana bahşettiklerini sevgiyle kabul ediyorum.

Böylece yaşamım anlam kazanacak. Doğadan kopmadan, onunla bütünleşerek...

Ben doğanın içinde, tam ortasında, hatta ta kendisi olarak varım.

Ben doğanın içinde

Doğa benim içimde..."

Güzellik, bakım ve doğal kozmetiğe dair merak ettiğiniz konular, sorular, iletmek istediğiniz bilgiler, doğal sağlık, güzellik ve bakım önerileriniz varsa lütfen blog@mayanatural.com.tr e-posta adresimize yazın.

Doğayla, sevgiyle kalın.
Sağlık ve güzellik 'En Doğal Hakkımız'

AYŞEN BALOĞLU

İLGİLİ ÜRÜNLER