Frekans, Biyorezonans ve Sağlık

img

Son Yüzyılın, belki de insanlık tarihinin en büyük mucidi Nicola Tesla'nın bir sözü var; "Eğer evreni anlamak istiyorsanız, enerji, frekans ve titreşim (rezonans) üzerine düşünün."

Bu yazımızda pek bilinmeyen, yeni yeni araştırılmaya başlanan ama binlerce yılın kadim şifa bilgisini barındıran ve hayati önem taşıyan bir konudan bahsedeceğiz; Frekanslar ve biyorezonans. Bazı kaynaklarda biyorezonans yerine biyofrekans  terimine de rastlayabilirsiniz.

Öncelikle frekansın ne olduğunu anımsayalım; Frekans, birim zamanda meydana gelen titreşim (rezonans) sayısını ifade ediyor. Ölçü birimi Hertz (Hz) ve KiloHertz (kHz), MegaHertz (MHz), GigaHertz (GHz) üst katları.

Mikro ölçekte, molekül ve hücreler farklı frekanslarda titreşimlere sahipler. Hücrelerimizdeki frekans ise biyorezonans terimi ile eşanlamlı. Molekül ve hücrelerin titreşimlerinden de enerji açığa çıkıyor. Bu, aslında tüm canlı ve cansız varlıkların, evreni oluşturan tüm öğelerin farklı enerji formları olduğunun bir ifadesi.

Örneğin insan bedeninin olağan biyorezonans değeri 62-72 MHz. Fakat, düşük frekanslı bir dış etkiyle bu değer azalırken, yüksek frekansa sahip dış etkilerle de artıyor.

İnsan bedenini oluşturan hücrelerin düşük biyorezonansa sahip olmasının ne anlama geldiğini tahmin edebilirsiniz. Bu konudaki araştırmalar, canlı bedende, bedensel ve psikolojik rahatsızlıkların varlığı söz konusu olduğunda, ölçülen frekans değerinin standardın çok altına düştüğünü gösteriyor. Ölçülen değerler; gripte 57-60 MHz, enfeksiyonlarda 50 MHz ve kanserde 42 MHz. Ölüm 25 MHz ve daha düşük frekans düzeyinde gerçekleşiyor. Bu bilgilerden yola çıkarak, bilim insanları, çeşitli metodlarla düşük düzeydeki beden frekansının olağan düzeye nasıl çıkarılabileceği üzerine çözümler geliştirmeye çalışıyor, gıdaların, esansların, farklı düşünce şekillerinin frekanslarını ölçerek birbirine etkilerini araştırıyor.

Bu araştırma, deney ve ölçümlerin sonuçları şöyle;

Kıskançlık, dedikodu, bencillik gibi olumsuz düşünce ve davranışlar kişinin biyorezonans değerini yaklaşık 12 MHz düşürüyor.

Yanı sıra depresif ruh halleri, umutsuzluk, karamsarlık, korku, endişe, değersizlik, yetersizlik, mutsuzluk ve huzursuzluk duyguları ile kaygı bozuklukları ve kavga etmek de canlı beden frekansını düşürüyor. En yıkıcı etkiyi ise eleştirel düşünceler yapıyor. İç dünyamızı restore etmeden, kendi yaşam aynamıza bakmadan, acımasızca, adalet duygusu gözetmeksizin başkalarını eleştirmek.

Sevgi, yardımlaşma, iyi niyet, vefa, dürüstlük gibi olumlu düşünce, niyet ve davranışlar ile yeterlilik, özgüven, huzur, mutluluk gibi duygu durumları ise beden frekans düzeyini yine yaklaşık 12 MHz yükseltiyor.

Eskilerin güzel bir sözü vardır; "Kişi ne yaparsa kendine yapar." diye. Bu söz bilimsel bir gerçekliğin halk diliyle ifadesinden başka nedir ki?

Peki kendi iç dünyamızdaki olumsuz faktörleri onarmak, duygu ve düşünce sistemimizi yeniden kurgulamak ve mental anlamda daha pozitif bir yaşam sürdürmeye çalışmaktan başka, beden frekansımızı arttırıp sağlıklı yaşamak için neler yapabiliriz?

Tıbbi yöntemlere ek olarak, biyorezonans uygulamaları yapan bazı hekimler bulunuyor. Bu hekimler size, sağlığınızı kazanmak istediğiniz alanla ilgili destek olabiliyor. Frekanslar ve biyorezonans konusu gelecekte daha yaygın hale gelecek ve pekçok kişi bu yöntemlerle şifa bulacak gibi görünüyor.

Bunun yanı sıra günlük hayatınızda keyif aldığınız hemen her şey biyorezonans düzeyinizi etkiliyor. Kitap okumaktan mı hoşlanıyorsunuz? Kitap okumaya daha çok zaman ayırın. Film izlemekten mi hoşlanıyorsunuz? O halde daha çok film izleyin. Korku, gerilim ve dram temalı filmlere, psikolojik durumunuz elvermiyorsa temkinli yaklaşmakta fayda var elbette.

Hobiler, sanat dallarından bir ya da birkaçıyla ilgilenmek, kitap okumak, edebiyatla ilgilenmek, müzik dinlemek, spor yapmak, toprakla, tarımla uğraşmak, en azından saksıda çiçek yetiştirmek, dans etmek, geziler, deniz kenarında, doğayla içiçe olmak, denize girmek gibi hepimiz tarafından faydası tartışılamaz faaliyetlerle yaşamımızı renklendirmek de biyorezonans düzeyimizi olumlu etkiliyor.

Işınlarının zararlı etkilerine maruz kalmayacağımız oranda güneş banyosu da olumlu etkiler yaratıyor.

Savaş oyunları oynamak, sürekli şiddet ve ölüm içerikli haberleri takip etmek, zulüm ve şiddet içeren videolar izlemek de frekans düzeyimizi aşağı çeken etmenlerden.

Tükettiğimiz gıdalar da, biyorezonans düzeyimizi değiştirerek sağlığımızı olumlu ya da olumsuz yönde etkiliyor. Konserve ve sosis, salam gibi işlenmiş gıdaların biyorezonans değerini tahmin edebilir misiniz? Söyleyelim; Sadece "0".

Kullandığımız elektronik aletler, cep telefonları, radyasyon yayan tüm cihazlar, telefon sinyalleri, ışık kaynakları da tehlike saçıyor.

Aslında sözün özü, doğal yaşamak, doğayla bütünleşmek ve doğanın bir parçası olduğunun farkına varmak şeklinde özetlenebilir.

Söz buraya gelmişken, doğanın katıksız şifasından, doğal esanslardan, yağlardan bahsetmemek olmaz.

Bitkiler güneş ışınları ve saf özellik taşıyan yağmur suyunun yaşam enerjisini barındırıyor. İçinde yaşam enerjisi barındıran her şeyin olumlu rezonansa sahip olduğunu söylememize gerek yok değil mi?

Güzel kokular beynimizin sağ lobu ile algılanıyor ve bu yolla duygusal zekanın gelişimine sebep oluyor. Gül yağı, sığla yağı, lavanta yağı, mür yağı, portakal yağı, hindistan cevizi yağı, fesleğen yağı gibi esansiyel yağlar ile gülsuyu, lavanta suyu, mersin suyu gibi bitkisel aromatik sular hoş kokuları ile burnumuzdan beynimize adeta frekans bombardımanı yapıyor. En yüksek frekans değerine sahip gül kokusu, rahatlık, güven, huzur ve sevgi inancını tetikliyor. Belki de gülün sevgi sembolü haline gelmesindeki ana etken sahip olduğu frekans aralığıdır, ne dersiniz?

Yazımızı doğal aromatik yağ ve suların biyorezonans değerini listeleyerek tamamlayalım. Belki bedensel ve ruhsal rezonans seviyenizi yükseltmek için önce güzel kokulu, doğal şifa kaynaklarından başlamak isteyebilirsiniz;

Gül - 320 MHz
Sığla - 147 MHz
Lavanta - 118 MHz
Papatya - 105 MHz
Mür - 105 MHz
Melissa - 102 MHz
Ardıç - 98 MHz
Sandalağacı - 96 MHz
Melekotu - 85 MHz
Nane - 78 MHz
Fesleğen - 52 MHz

Güzellik, bakım ve doğal kozmetiğe dair merak ettiğiniz konular, iletmek istediğiniz bilgiler, doğal güzellik ve bakım önerileriniz varsa lütfen blog@mayanatural.com.tr e-posta adresimize yazın.

Doğayla, sevgiyle kalın.
Sağlık ve güzellik 'En Doğal Hakkımız'

AYŞEN BALOĞLU

İLGİLİ ÜRÜNLER