Ay Takvimine Göre Sağlık ve Güzellik Rutinlerimiz

img

Evrendeki her şey enerjiden oluştuğuna ve bu enerjiler arasında etkileşim söz konusu olduğuna göre, acaba ayın evreleriyle canlılar arasında görünmez bir bağ olabilir mi? Ay ile insanın fiziksel, zihinsel, ruhsal bütünlüğü, sağlığı, yaratıcılığı ve duyguları arasında bir uyum var mı? Yenilenme dönemlerimizde, güzellik ve bakım rutinlerimizde, ay takvimi ve ayın farklı burçlardaki konumundan nasıl istifade edebiliriz?

Bu konuyu derinlemesine araştırdık, yeni şeyler öğrendik ve denemeye değer olduğunu düşündük.Hatta birkaç uygulama yaptık ve mükemmel sonuçlar aldık. Şimdi öğrendiklerimizi sizlere aktarmaya çalışacağız.

Kullandığımız güneş takvimi, dünyanın güneş etrafındaki dönme ekseninin açısı, ay takvimi ise ayın evreleri esas alınarak oluşturulmuştur. Ay, dünya etrafında 12 kez döndüğünde 1 yıl 354 gün sürer. Yani ay takviminin 1 yılı, güneş takviminden 11 gün daha kısadır. Ay takviminde 1 ay 29 gün, 1 ay 30 gün sürer.

Ay takviminin kullanıldığına dair, M.Ö. 15.000'li yıllara tarihlenen ilk betimlemeleri Fransa'daki Lascoux Mağarası duvarlarında görüyoruz. Ay döngüsünün yarısının resmedildiği bu ilginç keşfin ardından ikincil belgelere Mezopotamya'da, Sümer uygarlığında rastlıyoruz.

Binlerce yıl öncesinde bu medeniyetler, doğayla daha yakın temasta idiler. Tüm doğa olaylarını detaylı bir şekilde araştırıp takvimler oluşturdukları gibi, burçlar ve ayın etkilerini de gözlemlemişler. Ayın bereketle, yenilenmeyle ilişkili olduğu anlaşılıp yaşam enerjisine etkisinin fark edilmesiyle birlikte her işlerini ona göre düzenlemeye başlamışlar.

Ekin ve hasat zamanlarını, günlük işlerini ayın evrelerine göre yapmışlar. Yeni aydan dolunaya kadar geçen sürede yaşamın yeniden canlandığını, tohumların daha hızlı büyüdüğünü, yeni oluşumların daha bereketli olduğunu keşfetmişler. Ay tutulması ise eski yazıtlardan anladığımız o ki, felaket zamanlarıyla, deprem, sel gibi doğal yıkımlarla bağdaştırılmış.

Bu dönemlerde, ay kültünün ortaya çıkışı ile, ayın bir kadın, bir tanrıça olarak betimlenmesi, kadınların üreme periyodunun ayın döngüsüne eşit olmasından kaynaklanmış olmalı.

Sümerlerden sonra ay takviminin, ilk medeniyetlerin yeşerdiği tüm bölgede, Babilliler, Asurlular ve eski Mısırlılarca kullanıldığını görüyoruz. Bu dönemde astroloji de altın çağını yaşamaya başlıyor.

Anadolumuzda ise, koyun kırkmadan tohum ekimine, hasat zamanından ağaç kesimine kadar pekçok konuda aya dair oldukça ilginç inanışlar mevcut. Örneğin "Ayın yenisinde olur börtü böcek, eskisinde olur börek çörek" ya da "Kesme odunu ay büyürken, kırk koyunu küçülürken" "Dolunayı bekle, bereketini gör" gibi sözler ay evrelerinin kadim bilgilerde ne kadar önem taşıdığını gösteriyor.

Görülüyor ki, yeni ayla dolunay arasında geçen 14 gün, her daim, her medeniyette yeni döngülerin, yenilenmenin başlangıcı kabul edilmiş. Bu, fiziksel bedenimiz ve enerji bedenimiz için de yeni bir başlangıç anlamına geliyor. Aynı şekilde dolunaydan sonra, ayın küçülerek tekrar hilal şekline ulaştığı 14 günde ise canlılığın ve devinimin giderek azaldığı gözlemlenmiş. Belli ki, kendimizi aynada bazen çok güzel, formda ve enerjik görüp, bazen yorgun ve sıradan hissetmemizin sebebi ayın evreleri ile ilgili.

Mesela detoks programları, selülit karşıtı masajlar ve peelingler uygulamak için ayın hilalden dolunaya kadarki 14 günü uygun. Cildimize ve saçımıza uygulayacağımız maskelerden de en yoğun olarak bu dönemde faydalanıyoruz. Yaşlanma karşıtı kremler ve aromatik yağların etkileri daha kısa sürede sonuç veriyor. Eğer saçlarımızı kestirmeyi düşünüyor fakat kısa sürede uzamasını, saçlarımızın güç kazanmasını istiyorsak bu değişimi de mutlaka bu dönemlerde yapmalıyız.

Bunun yanı sıra saçlarımızın hemen uzamamasını istiyorsak ayın dolunaydan hilale ulaştığı 14 gün içinde kestirmeyi deneyebiliriz. Yeni bir diyete başlayıp istikrarla devam ettirmek istiyorsak da yine dolunaydan sonraki tarihler uygun.

Ayda sadece 1 gün yaşanan dolunay günü ise biraz dikkatli olmakta fayda var. Korkmayın, Kurtkadın falan olmayacaksınız! :) Dolunay gecesi uykumuz bölük pörçük olabilir ve uyandığımızda sanki hiç uyumamışız gibi bitkin hissedebiliriz. Cildimiz normalden daha hassas olabilir ve cilt bakımımızdan iyi bir sonuç alamayabiliriz. Epilasyon gibi hafif ağrılı uygulamalar için de uygun bir gün olmayabilir. Çünkü ağrı eşiğimiz oldukça düşük olacaktır. Ya saçlarımız? Normalden daha çok elektrikleniyor, değil mi?

Dolunay ve sonrasındaki 14 gün içinde ayın üzerimizdeki olumsuz etkilerini nasıl bertaraf edebileceğimize bakalım bir de. Yoga, meditasyon, doğal taşlar, aromatik yağlar, şifalı sular, güzel kokular, detoks içecekleri ve tamamıyla doğanın ta kendisi enerji düzeyimizi yükselterek ayın olumsuz etkilerini minimum seviyeye indirecektir.

Ay takviminin psikolojik ve fiziksel sağlığımıza, dış görünüşümüze etkileri böyle. Eğer bu konu ilginizi çektiyse ve daha detaylıca uygulamak niyetindeyseniz, ayın farklı burçlardaki konumlarını da dikkate almanızda fayda var. Çünkü ay, sadece 1 ay içinde 12 burç dolaşarak şifa enerjilerini yayıyor.

Örneğin Eylül ayının 11'i ve 12'sinde, 2 gün boyunca ay, kova burcunda kalıyor. Bu iki gün, saç boya ve bakım rutinleri için oldukça uygun. Aynı zamanda aromatik yağların dengeleyici şifa etkisini de başka günlerden daha yoğun hissedebilirsiniz. Peeling, yüz maskeleri ve canlandırıcı bakımlarınız da en iyi sonucu verecektir.

Güzellik, bakım ve doğal kozmetiğe dair merak ettiğiniz konular, iletmek istediğiniz bilgiler, doğal güzellik ve bakım önerileriniz varsa lütfen blog@mayanatural.com.tr e-posta adresimize yazın.

Doğayla, sevgiyle kalın.
Sağlık ve güzellik 'En Doğal Hakkımız'

AYŞEN BALOĞLU

İLGİLİ ÜRÜNLER